Hayvanlar 6 dk okuma Berrin Aksoy
Hayvanlar Neden Oynar? Doğanın En Pahalı Görünen Davranışı
Oyun enerji harcatır, risk taşır ve karın doyurmaz. Peki yavru hayvanlar neden oynar? Oyun davetlerinden kendini frenlemeye, doğadaki oyunun işlevleri.
Doğada hiçbir davranış bedava değildir. Bir hayvanın harcadığı her kalori, ürettiği her hareket, avlanmaya ya da hayatta kalmaya yatırılmadığında bir maliyet doğurur. Bu yüzden biyologları uzun süre şaşırtan bir soru vardır: Yavru hayvanlar neden oynar? Sahte kavgalar eder, birbirini kovalar, yaprakları havaya atar, kar üstünde tepetaklak kayar. Bunların hiçbiri ne karın doyurur ne de doğrudan bir tehlikeyi savuşturur. Üstelik oyun enerji harcatır, yaralanma riski taşır ve dikkat dağıttığı için avcıya karşı savunmasız bırakır.
Buna rağmen oyun, memelilerden kuşlara, hatta bazı sürüngen ve balıklara kadar geniş bir yelpazede görülür. Bu kadar pahalı bir davranışın bu kadar yaygın olması, onun boş bir eğlence olmadığını gösterir. Oyun, hayatın ciddi işlerinin risksiz koşullarda prova edildiği bir alandır.
Bir Davranış Ne Zaman Oyun Sayılır?
Kovalamaca ile gerçek av arasındaki farkı gözlemciler nasıl anlar? Araştırmacılar oyunu tanımlamak için birkaç ölçüt kullanır:
- İşlevsizlik: Davranış, olağan amacına ulaşmaz. Isırma vardır ama deriyi delmez; kovalama vardır ama yakalanan bırakılır.
- Kendiliğindenlik: Hayvan bunu zorunluluktan değil, gönüllü olarak yapar; genellikle karnı tok ve çevre güvenliyken.
- Abartılı ve bozuk sıralı hareketler: Sıçramalar gereğinden yüksektir, hareketlerin sırası karışıktır, aynı hareket defalarca tekrarlanır.
- Tekrar: Aynı eylem farklı biçimlerde defalarca yapılır.
- Rahat koşullar: Açlık, hastalık ya da tehlike varken oyun ilk kesilen davranıştır.
Bu son madde önemlidir. Oyun bir refah göstergesi sayılır: bir hayvan grubunda oyun azalıyorsa, orada bir sorun olduğunun işaretidir.
"Bu Ciddi Değil" Demenin Yolları
Oyunun en incelikli tarafı, yanlış anlaşılmayı önleyen sinyallerdir. Sahte kavga gerçek kavgaya dönüşmeden sürebilsin diye hayvanlar birbirine niyetlerini bildirir.
Oyun daveti
Köpeklerde ve kurtlarda görülen ön ayakların yere yatırılıp arkanın havada kalması, en bilinen oyun davetidir. Bu duruş şunu söyler: "Şimdi yapacaklarım gerçek değil." Aynı davet birçok memelide farklı biçimlerde görülür; kimi tür başını yana eğer, kimi zıplayarak yaklaşır, kimi de belirli bir yüz ifadesi takınır.
Oyun yüzü ve sesi
Birçok primatta ağzın açık, dişlerin üstünün kapalı olduğu belirgin bir "oyun yüzü" vardır ve bu ifade tehdit ifadesinden açıkça ayrılır. Bazı türlerde oyuna özgü sesler bile bulunur; sıçanların oyun sırasında çıkardığı yüksek frekanslı sesler bu alanda en çok incelenen örneklerden biridir.
Kendini frenleme
Oyunun sürmesi için güçlü olanın kendini tutması gerekir. Yavru kurtlar birbirini ısırırken güçlerini kısar; büyük olan bazen kasten yenilir, kaçan bazen kasten yakalanır. Bu "kendini dizginleme", oyunun toplumsal yanının en dikkat çekici parçasıdır. Sürekli kuralı çiğneyen, gereğinden sert oynayan birey zamanla oyun dışı bırakılır.
Oyun Neye Yarar? Öne Çıkan Açıklamalar
Tek bir açıklama bütün örnekleri kapsamaz; oyun muhtemelen birden fazla işlevi aynı anda görür.
Beceri provası
En eski açıklama budur: oyun, ileride gerekecek hareketlerin güvenli koşullarda tekrarlanmasıdır. Yavru kedinin yumak kovalaması pusu kurma, mesafe ölçme ve son atılım hareketlerinin provasıdır. Yavru geyiklerin ani zikzak koşuları, kaçma manevralarının denemesidir. Hareket kalıpları burada, hata bedelinin düşük olduğu bir ortamda pekişir.
Beklenmediğe hazırlanmak
Daha yeni bir görüşe göre oyunun asıl kazancı belirli bir hareketi öğrenmek değil, dengeyi kaybetmeye alışmaktır. Oyun sırasında hayvan kendini bilerek zor duruma sokar: sırtüstü düşer, kayar, ters döner, kontrolü yitirir. Böylece beklenmedik bir anda toparlanmayı öğrenir. Bu bakış açısı, oyunun neden bu kadar sakar ve abartılı göründüğünü de açıklar.
Toplumsal ilişkileri kurmak
Grup halinde yaşayan türlerde oyun, ilişki ağının kurulduğu zemindir. Kim ne kadar güvenilir, kim sınırı aşıyor, kim işbirliğine yatkın; bunlar oyun sırasında ölçülür. Sıra alma, karşılık verme ve kendini tutma gibi davranışlar burada öğrenilir. Doğadaki karşılıklılık ilişkilerinin başka biçimlerini merak edenler için, verilen ve beklenen davranışların hayvan dünyasındaki karşılığını inceleyen doğada hediyeleşme üzerine yazı tamamlayıcı bir okuma sunuyor.
Bedenin ve sinir sisteminin gelişimi
Oyunun yoğun olduğu dönem, beyindeki bağlantıların hızla şekillendiği dönemle örtüşür. Hareket denetimi, denge ve tepki hızıyla ilgili yapılar bu evrede olgunlaşır. Oyun, bu gelişim penceresinde sinir sistemine sürekli ve çeşitli girdi sağlar.
Doğadan Örnekler
- Kuzgunlar ve kargalar: Karlı çatılarda kayarak aşağı inip tekrar yukarı tırmandıkları, dalları havaya atıp yakaladıkları gözlenmiştir. Bu davranışların beslenmeyle hiçbir ilgisi yoktur.
- Yunuslar: Su altında hava halkaları üretip bunları yüzerek takip ettikleri, halkanın içinden geçtikleri bilinir. Halkayı bozup yeniden yapmaları, üzerinde denetim kurdukları anlamına gelir.
- Kutup ayıları: Yavrular ve bazen yetişkinler karlı yamaçlarda kaymayı tekrarlar; yokuşu tırmanıp aynı hareketi yeniden yaparlar.
- Dağ keçileri: Yavrular kayalıklarda gerekmediği halde zıplar, yön değiştirir, dar çıkıntılarda dönüş çalışır. Bu, dik arazide hayatta kalmanın doğrudan provasıdır.
- Ahtapotlar: Bazı bireylerin akvaryumda nesneleri su akıntısına bırakıp geri gelmesini izlediği kaydedilmiştir; omurgasızlarda oyunun tartışıldığı örneklerdendir.
- Sıçanlar: Gıdıklanmaya benzer temasa özgü sesler çıkarır ve teması veren eli takip ederler; bu tepki, laboratuvarda oyunun en ayrıntılı incelendiği modellerden biridir.
Yetişkin Hayvanlar Neden Oynamayı Sürdürür?
Oyun çoğu türde yavrulukla sınırlıdır; birey olgunlaştıkça azalır. Ancak bazı türlerde yetişkinlikte de sürer. Bu türlerin ortak özelliği dikkat çekicidir: uzun ömürlü olmaları, karmaşık toplumsal düzen içinde yaşamaları ve esnek davranış dağarcığına sahip olmaları. Kuzgunlar, yunuslar, filler, primatlar ve evcilleştirilmiş türler bu grupta yer alır.
Evcilleştirmenin burada ayrı bir etkisi vardır. Evcil köpek ve kedi, yabani atalarına kıyasla yetişkinlikte çok daha fazla oynar. Bunun bir nedeni, evcilleşme sürecinde gençlik dönemine özgü özelliklerin yetişkinliğe taşınmasıdır. Bir başka nedeni de yiyecek ve güvenlik sorununun büyük ölçüde çözülmüş olması; oyun için gereken boş zaman ve enerji ancak böyle bir ortamda bulunur.
Oyun Ne Zaman Kesilir?
Oyun, koşullar bozulduğunda ilk feda edilen davranıştır. Yiyecek kıtlığında, hastalıkta, aşırı kalabalıkta ya da avcı baskısının arttığı dönemlerde belirgin biçimde azalır. Bu nedenle hayvan refahı çalışmalarında oyun sıklığı bir gösterge olarak kullanılır: barınakta, çiftlikte ya da doğal alanda oyunun ortadan kalkması, orada bir baskı olduğunun erken işaretidir.
Aynı ölçüt evdeki hayvan için de geçerlidir. Her gün oyuncağın peşinden koşan bir kedinin birdenbire oyuna ilgisini kesmesi, çoğu zaman sahibinin fark ettiği ilk sağlık işaretidir.
Evdeki Hayvanla Oyun İçin Pratik Sonuçlar
- Kısa ve sık tutun. Kedilerde birkaç dakikalık, günde birkaç kez tekrarlanan seanslar, tek uzun oturumdan daha etkilidir; doğal av döngüsü de böyle işler.
- Bitirişi doğru kurun. Kovalama sonunda hayvan bir şey "yakalayabilmeli". Hiç yakalanamayan oyun tatminsizlik bırakır.
- Çeşitlendirin. Aynı oyuncak zamanla ilgisini yitirir. Birkaç oyuncağı sırayla kullanmak yeniliği korur.
- Elinizi oyuncak yapmayın. Elle güreşmeye alışan yavru, büyüdüğünde aynı sertliği sürdürür ve bu sonradan düzeltilmesi zor bir alışkanlıktır.
- Sinyalleri okuyun. Kulakların yatması, kuyruğun sertleşmesi, vücudun kasılması oyunun eşiğe geldiğini gösterir; orada durmak doğrudur.
- Zihni de çalıştırın. Mamayı arattıran düzenekler ve koku oyunları, bedensel oyunun ulaşamadığı bir ihtiyacı karşılar.
Sonuç
Oyun, doğanın en pahalı görünen ama en yaygın davranışlarından biridir. Karın doyurmaz, tehlike savmaz; buna karşılık beceriyi pekiştirir, beklenmedik durumlara hazırlar, grup içindeki ilişkileri kurar ve gelişmekte olan sinir sistemine zengin bir girdi sağlar. En önemlisi, oyunun varlığı bir refah işaretidir: bir hayvan oynuyorsa karnı toktur, kendini güvende hissediyordur ve enerjisi artmıştır. Bahçede birbirini kovalayan iki yavru köpeğe ya da kar üstünde kayan bir kuzguna bakarken görülen şey aslında boşa harcanan enerji değil, hayatın en ciddi derslerinin en risksiz biçimde çalışılmasıdır.