Güzellik ve Bakım 4 dk okuma Selinay Yücel
Ayakkabı seçiminde numara değil ayak yapısı belirler
Ayak kemerini tanımaktan doğru deneme saatine kadar, ayakkabı seçimini rahat ve uzun ömürlü kılan temel ölçütler.
Ayakkabı seçerken çoğu kişinin sorduğu tek soru numaradır. Oysa aynı numarayı taşıyan iki ayak birbirinden çok farklı olabilir; biri geniş ve dolgun, diğeri dar ve yüksek kavisli. Numara yalnızca uzunluğu anlatır, ayağın karakterini anlatmaz. Gün sonunda ayakların neden yorulduğu sorusunun cevabı da genellikle bu eksik bilgide gizlidir.
Ayak, yirmi altı kemiğin ve çok sayıda bağın oluşturduğu bir yapıdır. Yürürken vücut ağırlığını karşılar, dengeyi kurar ve her adımda yayı andıran bir hareket yapar. Bu yayın nasıl çalıştığı kişiden kişiye değişir ve doğru ayakkabı, bu çalışmayı desteklemek üzere seçilir.
Kendi ayak yapınızı tanımak
Basit bir yöntem işe yarar. Ayağınızı ıslatıp koyu renkli bir zemine bastığınızda kalan izin biçimi çok şey söyler. İzde ayak tabanının neredeyse tamamı görünüyorsa kemer düşük demektir; bu yapıda ayak içe doğru daha fazla yatar ve destekli tabanlıklar rahatlatır. İz ortadan neredeyse tamamen kopuyor, yalnızca ön ve topuk kısmı görünüyorsa kemer yüksektir; bu ayak darbeyi daha az emer ve yastıklaması iyi tabanlara ihtiyaç duyar. Ortada dengeli bir bant kalıyorsa yapı nötrdür ve seçenek yelpazesi geniştir.
Genişlik de en az uzunluk kadar belirleyicidir. Parmakların ayakkabı içinde yana doğru sıkıştığını hissediyorsanız, bir numara büyük almak çözüm değildir; çünkü o zaman topuk kayar ve ayak öne doğru itilir. Doğru çözüm daha geniş kalıplı bir modeldir. Aynı markanın farklı serileri bile belirgin kalıp farkları taşır, bu yüzden marka sadakati burada yanıltıcı olabilir.
Deneme anının kuralları
Ayak gün içinde şişer. Sabah rahat gelen bir ayakkabı akşam dar gelebilir. Bu yüzden deneme için günün ikinci yarısı daha gerçekçi bir sonuç verir. Denerken her iki ayağa da giymek gerekir; iki ayak arasında birkaç milimetrelik fark yaygındır ve seçim büyük olana göre yapılır.
En uzun parmağın ucuyla ayakkabının burnu arasında yaklaşık bir başparmak genişliği boşluk kalması, yürürken parmakların rahat etmesi için gereken paydır. Topuk ise ilk adımda hafif oynayabilir, ancak birkaç adım sonra oturması beklenir. Sürekli çıkma hissi veriyorsa kalıp uygun değildir.
"Ayağa alışır" cümlesi yalnızca deri gibi esneyen malzemeler için ve sınırlı ölçüde doğrudur. Bası noktası oluşturan, parmak ucunu kıvırtan ya da topuğu vuran bir ayakkabı alışmaz; yalnızca ayak zorla uyum sağlamaya çalışır ve bunun bedeli nasır, batık tırnak ve ağrıdır.
Kullanım amacına göre seçim
Gün boyu ayakta durulan bir iş için taban kalınlığı ve yastıklama ön plana çıkar. Çok yürünen bir güzergâh için tabanın esnekliği önemlidir; ayakkabı parmak hizasından bükülebilmelidir. Uzun süre oturulan bir ofis günü için ise ayakkabının nefes alması ve ayağı sıkmaması yeterli olur.
Topuklu ayakkabılarda yükseklik kadar topuğun kalınlığı ve ayakkabının ön kısmındaki platform da belirleyicidir. Kalın topuk ağırlığı geniş bir alana dağıtır ve dengeyi kolaylaştırır. Öndeki birkaç milimetrelik yükselti, ayak bileğinin açısını yumuşatarak aynı topuk boyunu belirgin biçimde taşınabilir kılar.
Dolaptaki dönüşüm
Aynı ayakkabıyı her gün giymek hem ayakkabıya hem ayağa zarar verir. Deri ve kumaş, emdiği nemi bırakmak için en az bir gün ister. Nemli kalan iç astar hem kokuya hem mantar sorunlarına zemin hazırlar, ayrıca ayakkabının formunu kaybetmesini hızlandırır. İki üç çifti dönüşümlü kullanmak, her birinin ömrünü tek başına kullanılan bir çiftin ömründen daha uzun hale getirir.
Tabanın aşınma biçimini ara ara kontrol etmek de yararlıdır. Topuğun dış kenarı hızla aşınıyorsa yürüyüş biçiminiz hakkında bilgi verir ve bir sonraki alışverişte destek tercihini yönlendirir. Sürekli aynı bölgede oluşan nasırlar da benzer bir haritadır.
Çorap seçimi de kalıp kadar etkilidir ama neredeyse hiç konuşulmaz. Denemede giyilen ince bir çorapla gündelik hayatta giyilen kalın bir çorap arasındaki fark, bir numaraya yakın bir etki yaratabilir. Kışlık botları denerken kalın çorapla, yazlık ayakkabıları denerken ince çorapla ya da çıplak ayakla denemek, gerçek kullanım koşulunu taklit etmenin en basit yoludur.
Ayakkabı seçimi sonuçta bir estetik meselesi olduğu kadar bir mühendislik meselesidir. Ayağın kendine özgü yapısını tanıyıp buna uygun kalıbı bulan kişi, hem daha az ağrıyla yaşar hem de aldığı çiftleri çok daha uzun süre kullanır.