Sağlıklı Yaşam 3 dk okuma Mertcan Eren Güncellendi:
Gözlük ve Lens Bakımı Göz Konforunu Belirler
Bulanık bir camla geçen gün gereksiz göz yorgunluğu üretir. Gözlük temizliği ve lens kullanımında işe yarayan alışkanlıklar.
Gözlük ve lens, kullananların hayatında öyle sıradanlaşır ki bir süre sonra vücudun parçası gibi hissedilir. Sabah takılır, akşam çıkarılır, arada hiç düşünülmez. Oysa ikisi de doğrudan gözle temas eden ya da göze çok yakın duran nesnelerdir ve bakımları, göz konforu açısından sanılandan daha belirleyicidir. Bulanık gören bir camla geçirilen gün, gereksiz bir göz yorgunluğu ve baş ağrısı üretir; özensiz kullanılan bir lens ise doğrudan rahatsızlık nedeni olabilir.
Gözlük camı neden bu kadar çabuk kirlenir
Gözlük camı gün boyunca cilt yağıyla, kirpik teması, kozmetik ürünler, mutfak buharı ve havadaki tozla karşılaşır. Birkaç saat içinde üzerinde ince bir katman oluşur. Bu katman keskin bir kirlilik gibi görünmediği için fark edilmez; kişi görüntünün hafifçe donuklaştığını sezer ama sebebini camda aramaz. Gözler bu donukluğu telafi etmeye çalışır ve gün sonunda yorgunluk artar.
Camı temizlemenin en yaygın hatası, gömlek ucu ya da kâğıt mendil kullanmaktır. Bu malzemeler yumuşak görünse de yüzeyde zamanla mikro çizikler bırakır ve özellikle kaplamalı camlarda kaplamayı yıpratır. Kuru silmek de aynı sonucu verir; yüzeydeki toz zımpara gibi davranır.
Doğru temizlik alışkanlığı
En pratik yol, camı önce ılık suyla durulamak, ardından bir damla yumuşak bulaşık deterjanıyla parmak uçlarında nazikçe ovmak ve tekrar durulayıp mikrofiber bezle kurulamaktır. Sıcak su kullanmamak önemlidir; yüksek sıcaklık kaplamaya zarar verebilir. Cam temizleyicileri, kolonya ve alkol bazlı ürünler kaplamalı camlarda tercih edilmemelidir.
Çerçevenin de bakıma ihtiyacı vardır. Burun pedleri ve sap uçları ciltle sürekli temas ettiği için kir toplar. Bunları da suyla temizlemek hem hijyen hem de konfor açısından fark yaratır. Gözlüğü masaya camı aşağı bakacak şekilde bırakmamak, çıkarırken iki elle tutmak ve kullanılmadığında kutusunda saklamak, ömrünü uzatan basit alışkanlıklardır.
Lens kullanımında temel kurallar
Lens, gözün yüzeyine doğrudan oturduğu için özen düzeyi daha yüksektir. Değişmez ilk kural, lensi takmadan ve çıkarmadan önce elleri yıkayıp iyice kurulamaktır. Islak eller, damlacıklarla birlikte istenmeyen şeyleri lense taşır.
İkinci kural, lensin suyla temas etmemesidir. Musluk suyu, deniz, havuz ve duş suyu lensle bir araya gelmemelidir. Lens yalnızca üretici tarafından belirtilen solüsyonla saklanmalı, solüsyon her seferinde tazelenmeli, üzerine ekleme yapılmamalıdır. Lens kabı da düzenli olarak temizlenmeli ve önerilen aralıklarla yenilenmelidir.
Üçüncüsü süreye uymaktır. Günlük, aylık ya da başka bir kullanım ömrü belirtilmişse bunu esnetmek risklidir. Lens iyi göründüğü için hâlâ uygun olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde lensle uyumak, aksi özellikle belirtilmedikçe kaçınılması gereken bir alışkanlıktır.
Konforu artıran küçük ayrıntılar
Uzun süre ekran karşısında kalanlar, göz kırpma sıklığının azaldığını bilir. Bu durum hem lens hem gözlük kullananlarda kuruluk hissini artırır. Gün içinde bilinçli olarak birkaç kez göz kırpmak, çalışma ortamının çok kuru olmamasına dikkat etmek ve ekranı göz hizasının biraz altında konumlandırmak konforu artırır.
Makyaj kullananlarda sıralama da önemlidir: lens önce takılır, makyaj sonra yapılır; akşam ise önce lens çıkarılır, sonra temizlik yapılır. Bu basit sıra, ürün kalıntısının lense geçmesini azaltır.
Belirtileri geçiştirmemek
Gözde kızarıklık, batma, ışığa karşı artan hassasiyet, sulanma ya da bulanık görme ortaya çıktığında lensi çıkarmak ve tekrar takmamak gerekir. Bu belirtiler bir süre sonra geçse bile göz ardı edilmemeli, sürerse bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Yedek bir gözlük bulundurmak da az konuşulan ama çok işe yarayan bir alışkanlıktır. Lens kullananların yanında mutlaka gözlük taşıması, lensin çıkarılması gereken bir durumda gün kurtarır. Aynı şekilde yanında küçük bir mikrofiber bez ve gerekiyorsa tek kullanımlık solüsyon bulundurmak, dışarıda karşılaşılan sorunları basitleştirir.
Mevsimsel koşullar da konforu etkiler. Soğuktan sıcağa geçerken buğulanan camlar, rüzgârlı havada gözde artan kuruluk, tozlu ortamlarda lens altında biriken parçacıklar bilinen zorluklardır. Bu koşullarda gözlüğü tercih etmek ya da lens süresini kısaltmak makul bir seçimdir.
Numaranın değişmiş olabileceğini düşündüren sürekli baş ağrısı, akşamları artan göz yorgunluğu ya da uzak-yakın geçişlerde zorlanma da kendi başına yorumlanacak konular değildir. Gözlük ve lens bakımı gündelik konforu belirler; asıl değerlendirmeyi ise düzenli göz kontrolleri yapar.